Bağlama: Anadolu Kültürünün Telli Çalgısı

Ön Kapak
kitapoku, 7 May 2016 - 94 sayfa

Ülkemizde kullanımı en yaygın olan telli bir Türk Halk Çalgısıdır. Yörelere ve ebatlarına göre bu çalgıya, Bağlama, Divan sazı, Bozuk, Çöğür, Kopuz Irızva, Cura, Tambura vb. adlar verilmektedir. Bağlama ailesinin en küçük ve en ince ses veren çalgısı Curadır.

Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses veren çalgı ise Tamburadır.

Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise Divan Sazı'dır.

Tamburaya göre bir oktav kalından ses verir.

Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmaktadır. Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır.

Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır. Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır.

Sap kısmının tekneden uzak kısmı üzerinde tellerin bağlandığı Burgu adı verilen parçalar vardır. Bağlamanın akordu bu burgular kullanılarak yapılmaktadır. Sap kısmı üzerinde misina ile bağlanmış perdeler bulunmaktadır. Bağlama Mızrap veya aaaene adı verilen kiraz ağacı kabuğu veya plastikten yapılan araçla çalındığı gibi bazı yörelerimizde parmakla da çalınmaktadır. Bu çalım tekniğine Şelpe adı verilmektedir.

Bağlama üzerinde ikişerli veya üçerli guruplar halinde üç gurup tel bulunmaktadır. Bu tel gurupları değişik biçimlerde akort edilebilmektedir.

Örneğin bağlama düzeni adı verilen akort biçiminde alt gruptaki teller yazılış itibariyle La, orta guruptaki teller Re, üst guruptaki teller ise Mi seslerini vermektedir. Bu akort biçimi dışında Kara Düzeni (Bozuk Düzeni), Misket Düzeni, Müsaaaat, Abdal Düzeni, Rast Düzeni vb. akort biçimleri de vardır.

 

Kullanıcılar ne diyor? - Eleştiri yazın

Her zamanki yerlerde hiçbir eleştiri bulamadık.

Sık kullanılan terimler ve kelime öbekleri

Yazar hakkında (2016)

Aslen Trabzon’lu olan Emre Sarı 1994 yılında Antalya’da doğdu…

Türkülerin çok etkili bir ifade gücü olduğunu belirten yazar; “Türk halk şiirinde işlenen konuların başında tabiat gelir. Lale, gül, sümbül, menekşe, çiğdem gibi çiçekler; dağlar, dereler, ırmaklar, ağaçlar ve kuşlar gibi tabiata ait varlıklar çeşitli vesilelerle sık sık dile getirilir. Koku ve güzellik yönüyle çiçekler, engelleyici vasfı ile dağlar, aaa elden sevgiliye ulaşacak özellikte olan rüzgârlar veya turnalar, yanık ötüşüyle insanin duygularına tercüman olan bülbüller türkü söyleyenin meramını anlatmak için başvurduğu motiflerdir” diyor.

Eşsiz medeniyetlerin beşiği olan Anadolu kültürüne hayran olan yazarın aynı zamanda arkeoloji alanında önemli çalışmaları bulunmaktadır…

Kaynakça bilgileri